Kâr var, para yok: nakit nerede bekler?
Defterde kâr yazıyor ama kasada para yok. Bu çok yaygın bir durum. Bu derste paranın beklediği dört yeri bir kuaförün ayını izleyerek buluyoruz: veresiye alacak, stok, peşin ödenen gider ve vergi payı.
İşveren Okulu · 4 dk · sonunda 4 soruluk sınav
Kâr, bir dönemde kazandığın ile harcadığın arasındaki farktır; nakit ise şu an elindeki paradır. Para dört yerde bekleyebilir: müşterinin ödemediği alacakta, rafta duran stokta, önceden ödediğin giderde ve devlete ayrılması gereken vergi payında. Kâr yazıp nakit olmaması hatan değil, işin doğası.
Kuaför Nermin'in ayı
Nermin Hanım kuaför salonu işletiyor. Ay sonunda hesabına baktı: bu ay 40.000 liralık iş yapmış, 28.000 lira da harcamış. Kâr 12.000 lira görünüyor. Ama bankada 3.000 lira var. Nermin Hanım şaşırdı: "Kâr var dedik, 12.000 lira nerede?"
Cevap şu: Kâr, defterdeki bir hesaptır; nakit ise cebindeki paradır. İkisi aynı anda aynı sayıyı göstermek zorunda değil. Fark, paranın başka yerlerde beklemesinden gelir.
Paranın beklediği dört yer
1. Müşterinin borcu (veresiye alacak)
Nermin Hanım bu ay 40.000 liralık işin 10.000 lirasını bir düğün grubuna "ay sonunda öderiz" diyerek yaptı. İş yapıldı, gelir yazıldı, kâra girdi. Ama para henüz gelmedi. Bu para sende değil, müşterinde bekliyor. Buna alacak denir. Alacak sistemini Veresiye ve cari hesap dersinde ayrıca anlatıyoruz.
2. Rafta duran mal (stok)
Nermin Hanım indirim fırsatı yakaladı ve 6.000 liralık boya aldı. Bunun sadece 2.000 lirasını bu ay kullandı. Kalan 4.000 liralık boya rafta. Para kasadan çıktı ama henüz gidere dönüşmedi; çünkü boya satılmadı, kullanılmadı. Bu para raftaki boyanın içinde bekliyor. Sıradaki ders bu konuya ayrılmış: Stok: rafta bekleyen para.
3. Önceden ödenmiş giderler
Üç aylık kirayı peşin ödediysen ya da bir yıllık sigortayı tek seferde yatırdıysan, para bu ay çıktı ama kâr hesabında o paranın sadece bir kısmı bu aya yazılır. Kasadan çıkan para, kârdan düşen paradan büyüktür.
4. Devletin payı
Satış faturasının içindeki KDV senin değil, devletin parasıdır. Gelir vergisi de kârın bir kısmını alır. SGK primi de ay sonunda ödenecek. Bu paralar hesabında durur ama senin değildir. Bunu Vergi için para ayırmak dersinde alışkanlığa çeviriyoruz.
Nermin Hanım'ın hesabı
| Yer | Tutar | Açıklama |
|---|---|---|
| Kâr (defterde) | 12.000 | 40.000 gelir − 28.000 gider |
| Müşteride bekleyen | −10.000 | Düğün grubu henüz ödemedi |
| Rafta bekleyen boya | −4.000 | Alındı ama kullanılmadı |
| Diğer farklar | +5.000 | Örneğin geçen aydan gelen tahsilat |
| Bankadaki para | 3.000 |
Bu tablo örnektir; her işletmenin kendi rakamı olur. Ama mantık hep aynıdır: kâr ile nakit arasındaki fark, paranın beklediği yerlerin toplamıdır.
Ne yapmalı?
Kâr ile nakit arasındaki farkı korkulacak bir şey olarak görme. Sadece iki ayrı soru sor:
- Bu ay kazandım mı? (kâr)
- Bu ay para girdi mi, ay sonunda ödemelerime yetecek mi? (nakit)
İkisini ayrı ayrı bilen işveren sürpriz yaşamaz. Kâr yazan bir ayda bile kira gününde parasız kalmak mümkündür; aynı şekilde zarar yazan bir ayda kasada para olabilir. Daha fazlası için blogdaki uzun yazıya bak: Kâr ediyorum ama param yok, neden?
Kısa bir kontrol listesi
- Müşterilerden bekleyen para ne kadar? En eski alacak kaç günlük?
- Rafta ya da depoda bekleyen mal ne kadar?
- Bu ay peşin ödediğim, önümüzdeki aylara ait giderler var mı?
- Devlete ayrılması gereken para ne kadar, ayrıldı mı?
Bu dört sorunun cevabını bilen biri, "kâr var, para yok" cümlesini kurmak yerine parasının nerede olduğunu söyler.
Aynı hikâye başka dükkânda
Bu durum sadece kuaförde olmaz. Bakkal Ayşe Hanım toptancıdan 5.000 liralık mal alır, rafı doldurur; kâr hesabında bu para henüz yok ama kasa boşalmıştır. Tamirci Hasan Usta müşteriye "gelecek ay öderim" diyen bir filo sahibine iş yapar; defter parlar, çekmece boş kalır. Nakliyeci, yakıtı peşin alır ama navlunu 30 gün sonra tahsil eder. Her birinde aynı soru: para şu an nerede?
Ne zaman endişelenmeli?
Kâr ile nakit arasındaki fark küçükse sorun yok. Alarm şu işaretlerdir:
- Kâr yazan aylarda bile kira ya da tedarikçi ödemesini geciktiriyorsan,
- müşterilerden bekleyen para her ay biraz daha büyüyorsa,
- rafta bekleyen mal satıştan hızlı büyüyorsa.
Bu işaretlerden birini görürsen fiyatı, vadeyi ya da alım miktarını gözden geçirme zamanı gelmiştir. Mali müşavirinle "neden kâr var ama para yok?" diye konuşmak, bu sorunun en ucuz çözüm yoludur.
Bir cümlede
Kâr, işin sağlıklı olup olmadığını; nakit ise ay sonunu çıkarıp çıkaramayacağını söyler. İkisine de ayrı ayrı bakmak gerekir.
Bu hafta bunu yap
Bir kâğıda dört satır yaz: Müşterilerde bekleyen para, rafta bekleyen mal, peşin ödenmiş gider, devlete ayrılması gereken. Her satıra aşağı yukarı bir tutar yaz. Tam doğru olması şart değil; ilk kez yan yana görmek yeterli. Toplamı bankadaki parayla ve kârınla karşılaştır.
Bunu Yuhasibu'da yap
Yuhasibu'da cari hesapların bakiyelerine bakarak müşterilerde bekleyen parayı tek listede görebilirsin. Önce bu rakamı not al, sonra kâğıttaki ilk satırı bununla düzelt.
Yuhasibu, İşveren Okulu'nun kardeş ürünü olan ön muhasebe programıdır. Bu ders program olmadan da işe yarar.
Sık yapılan hatalar
- Kâr yazınca harcamaya başlamak. Kâr, kasadaki para demek değil; önce paranın nerede beklediğine bak.
- Veresiyeyi hesaba katmamak. Parası gelmemiş satış da kâra girer; ama kira onunla ödenmez.
- KDV'yi kendi parası saymak. Faturadaki KDV devletin emanetidir, kâr değildir.
Bu dersteki kelimeler
Soru-cevap
Bu derse henüz soru sorulmamış. İlk soran sen ol.
Bu dersle ilgili bir sorun mu var?
Sorunuz incelendikten sonra cevabıyla birlikte burada yayınlanır. E-posta adresiniz sayfada görünmez.
Yeni ders çıkınca haber ver
Haftada en çok bir e-posta. Satış yok, reklam yok; yalnız yeni ders ve yazılar.
Nereden başlayacağını bilmiyor musun?
12 soru, 3 dakika, kayıt yok. Sınav seni doğru seviyeye koyar; cevapların bilgisayarından çıkmaz.
Yerleştirme sınavına gir →