İlk 30 kelime 1: Para ve belge kelimeleri
Mali müşavirin telefonda söylediği ilk kelimeler: gelir, gider, kâr, ciro, fatura, fiş. Bir kahve dükkânının kovasını izleyerek altısını da gündelik dille öğreniyoruz.
İşveren Okulu · 4 dk · sonunda 5 soruluk sınav
Gelir, sattığın şeyden gelen paradır; gider, işi sürdürmek için harcadığın paradır; kâr, ikisinin farkıdır. Ciro toplam satıştır, fatura ve fiş de o satışın belgesidir.
Hasan Abi'nin kahvesi
Hasan Abi mahallede küçük bir kahve dükkânı açtı. İlk ayın sonunda mali müşaviri aradı: “Cironuz güzel ama giderler yüksek, kâr düşük. Bir de faturaları toparlayın.” Hasan Abi telefonu kapattı ve hiçbir şey anlamadığını fark etti.
Sorun Hasan Abi'de değil, kelimelerde. Bu derste o cümledeki altı kelimeyi tek tek açıyoruz. Hepsini aynı kovanın etrafında düşün: üstte bir musluk, altta bir delik, ortada kalan su.
Gelir: musluktan akan su
Gelir, sattığın mal ya da hizmet karşılığında elde ettiğin paradır. Musluk ne kadar açıksa kovaya o kadar su dolar; sen ne kadar satarsan gelirin o kadar büyür. Parası henüz gelmemiş, veresiye yaptığın satış da gelirdir. Su borudadır ama yoldadır.
Mini örnek: Hasan Abi bu ay çay, kahve ve tostlardan toplam 60.000 liralık satış yaptı. Aylık geliri 60.000 liradır. Aynı fikri Para nasıl döner dersinde bir bakkal üzerinden de görmüştük.
Gider: kovadaki delik
Gider, işi sürdürmek için harcadığın paradır: kira, çay ve şeker, elektrik, çalışanın maaşı. Delikten su gider, evet; ama dükkân o harcamalar sayesinde çalışıyor. Kirayı ödemezsen kepenk iner.
Bir ayrım var: gider, işle ilgili harcamadır. Hasan Abi'nin evine aldığı market alışverişi gider değildir. Hangi harcamanın gider yazılabildiğini ayrı bir yazıda anlattık.
Mini örnek: Aynı ay kira 15.000, malzeme 20.000, elektrik ve su 3.000 lira tuttu. Gider toplamı 38.000 liradır.
Kâr: kovada kalan
Kâr, gelirden gideri çıkarınca elde kalan paradır. Kova dolarken delikten de su gitti; geriye kalan su kârdır. Gider gelirden büyükse kalan eksiye düşer; buna zarar denir.
Mini örnek: 60.000 gelir eksi 38.000 gider, 22.000 lira kâr eder. Ama bu 22.000 lira Hasan Abi'nin cebine girecek para demek değildir. Kârın bir kısmı vergi olarak devlete gider. Üstelik kâr hesapta görünür, kasada olmayabilir. Bunu Kâr var, para yok yazısında uzun uzun anlattık.
Ciro: vitrindeki toplam
Ciro, belli bir dönemde yaptığın toplam satıştır. Giderler henüz düşülmemiştir. “Cirom 60.000” demek “60.000 liralık satış yaptım” demektir; “cebimde bu kadar kaldı” demek değildir. Ciro büyürken kâr küçülebilir, hatta zarar edebilirsin.
Günlük konuşmada ciro ile gelir çoğu zaman aynı anlamda kullanılır. Küçük bir tuzak var: biri sana “cirom şu kadar” derse, KDV dahil mi hariç mi diye sor. İki rakam birbirinden farklıdır.
Mini örnek: Hasan Abi'nin üç aylık cirosu 180.000 lira. Kira ve malzeme düşülünce bu rakamın çok altında bir kâr kalabilir; ciroya bakıp sevinmek erken olur.
Fatura: satışın nüfus cüzdanı
Fatura, bir satışın resmî kaydıdır: kim kime, ne sattı, ne kadar, ne kadar KDV var. Nüfus cüzdanı bir kişiyi nasıl kayda geçiriyorsa fatura da satışı kayda geçirir. Satıcı keser, alıcı saklar. Sen satış yaptığında fatura kesersin, mal aldığında fatura istersin.
Faturanın en çok işe yaradığı yer gider yazmaktır. Hasan Abi'nin aldığı kahve çekirdeği için belge yoksa o harcamayı genellikle gider olarak gösteremez. “Belgesiz harcama kayıtta yok sayılır” cümlesini aklında tut.
Mini örnek: Hasan Abi toptancıdan 5.000 liralık kahve çekirdeği aldı ve fatura istedi. Toptancı faturayı kesti, Hasan Abi bunu klasörüne koydu. Ay sonunda mali müşavirine verecek.
Fiş: faturanın küçük kardeşi
Fiş, genellikle yazar kasadan çıkan, perakende satışı gösteren küçük belgedir. Kafede bir çay içtin, kasiyer fişi uzattı. Fiş de satışın belgesidir; ama faturada bulunan alıcı bilgileri çoğu zaman fişte yoktur.
Satıcı olarak müşteriye fiş ya da fatura vermen gerekir; bu pazarlığa açık bir şey değildir. Alıcı olarak elindeki fişi gider yazıp yazamayacağın ve KDV'sini düşüp düşemeyeceğin, fişin türüne göre değişir. Çoğu durumda fatura daha sağlamdır. Emin olmadığın fişi atma, mali müşavirine göster.
Mini örnek: Kafede bir müşteri 150 liralık hesap ödedi, yazar kasa fiş verdi. Yan masadaki bir şirket 3.000 liralık toplu sipariş verdi ve fatura istedi; Hasan Abi ona fatura kesti.
Altısını tek cümlede
Hasan Abi'nin kafesine gelir girdi, gider çıktı, aradaki fark kâr oldu. Toplam satışa ciro denir. Her satışın arkasında bir fatura ya da fiş durur. Mali müşavirin ilk cümlesini artık çevirebilirsin: “Satışın iyi ama harcaman yüksek, geriye az kalıyor. Belgelerini topla.”
Bu hafta bunu yap
Bir kâğıda altı kelimeyi yaz ve her birinin yanına kendi işinden bir rakam ya da bir örnek koy: bu ayki gelirin, bir gider kaleminin, tahmini kârın. Sonra elindeki son beş fatura ya da fişe bak ve hangisinin hangisi olduğunu söyle.
Sık yapılan hatalar
- Cirodan kâr çıkarmak. Ciro toplam satıştır; giderler düşülmeden kâr hesaplanmaz.
- Fişi her zaman fatura yerine saymak. Fiş de belgedir ama her işe yaramaz; emin değilsen mali müşavirine sor.
- Kasadaki parayı kâr sanmak. Ödenmemiş kira ve vergi kasada durur ama senin değildir.
Bu dersteki kelimeler
Soru-cevap
Bu derse henüz soru sorulmamış. İlk soran sen ol.
Bu dersle ilgili bir sorun mu var?
Sorunuz incelendikten sonra cevabıyla birlikte burada yayınlanır. E-posta adresiniz sayfada görünmez.
Yeni ders çıkınca haber ver
Haftada en çok bir e-posta. Satış yok, reklam yok; yalnız yeni ders ve yazılar.
Nereden başlayacağını bilmiyor musun?
12 soru, 3 dakika, kayıt yok. Sınav seni doğru seviyeye koyar; cevapların bilgisayarından çıkmaz.
Yerleştirme sınavına gir →